18. Dönem Genel Kurulumuzu teamüllere uygun, odamızın ve mesleğimizin saygınlığına yakışır bir biçimde tamamlanmış, Genel Kurul Sürecinde toplum ve kamu yararı ilkesi, ana belirleyici olarak kabul edilmiş, Mesleğimizin ve meslektaşlarımızın sorunlarının çözümü doğrultusunda kararlı bir duruş sergilenmiştir.
Dünyamızı saran ve ülkemizi de ciddi olarak etkileyen kriz, toplumumuzu yalnız ekonomik olarak değil, siyasal ve sosyal olarak da sarsmaktadır. İnşaat sektörü ve meslektaşlarımız da bu krizden önemli ölçüde etkilendi. Bu nedenle; önümüzdeki iki yıllık süreç; mesleğimiz ve ülkemiz açısından sorunlu, yönetimimiz açısından ise yoğun bir dönem olacaktır.
Ekonomik kriz, dünyada ve ülkemizde büyük şirketleri ve bankaları etkilemiş, bazı ülkeleri iflasın eşiğine kadar sürüklemiştir. Ancak, krizin asıl mağdurları içerisinde üyelerimizin de önemli bir bölümünün yer aldığı ücretli çalışanlar olmuştur. Bugün mühendislerin önemli bir bölümü “Yoksulluk Sınırının altında” bir ücretle çalışmak durumundadır
İşsizliğin ve yoksulluğun önlenmesi için Dünya Bankası ve İMF reçetelerinden vazgeçilmelidir. Ekonomide, üretime dayalı, kalkınmayı ve toplumsal barışı esas alan bir programı yaşama geçirmeye acil ihtiyaç vardır. Bu konuda; başta sendikalar ve meslek odaları olmak üzere, tüm emek ve demokrasi güçleri harekete geçirilmelidir. Ayrıca, bu güçlerin bir toplumsal bilinç ve baskı gücü oluşturulması sağlanmalıdır.
Yönetim Kurulumuz, yeni dönemde Oda politikalarına ilişkin yeni kararlar alacak, örgütlülüğümüzün gelişmesi ve üyelerimiz tarafından içselleştirilmesi için politikalar geliştirilecektir. Meslek alanımızla ilgili, çağdaş ileri teknolojilerin kullanılması ve üyeler arasında yaygınlaştırılması sağlanacaktır. Tüm çalışmalarımızda, siyasal- ekonomik ve ülkenin bağımsızlığının korunması esas alınacaktır.
Kamuda ve özel sektörde yoksulluk sınırı altında yaşayan meslektaşlarımızın sorunların çözümü için etkin eylemlilikler içerisinde olacağız.
Topraklarının önemli bir bölümü deprem riski taşıyan ülkemizde kaliteli ve güvenli yapı üretimi konusunda ciddi sıkıntılar yaşanmaktadır. Başta Yapı Denetim yasası olmak üzere, yapı üretimi ile ilgili diğer mevzuatın gözden geçirilerek bu konudaki sıkıntıların çözülmesi için girişimlerde bulunacağız.
Bunlara ek olarak; dönemimiz boyunca, içinde yaşadığımız kente ve kentlimize karşı da duyarlı bir bakış açısı geliştireceğiz. Kamusal sorumluluk taşıyan bir meslek örgütünün temsilcileri olarak kendimizi teknik ve mesleki bilgimizi kamunun ve kentin yararına kullanmakla yükümlü buluyoruz. Dolayısıyla; yapılan hatalı uygulamaları dile getirerek yetkili mercileri ikaz etmek, çözüm önerilerimizi kamuoyuyla paylaşmak ve yanlışların tekrarlanmaması adına faaliyet göstermek bizim en temel sorumluluğumuz olacaktır."